Suda Doğum Nasıl Yapılır?

Kabul edilmesi gereken ilk nokta, suda doğumun diğer doğumlara oranla daha sağlıklı oluşudur. Acıyı daha fazla azaltacağı için son zamanların en popüler doğum şekli suda doğum olmuştur. Doğum bu şekilde kolaylaşacaktır. En önemlisi, kasılmalar düzene girer ve rahme giden kan akışı artar. Böylece bebeğin geldiği kanallar yumuşar ve gevşer. Doğum bu şekilde rahat ve kolay bir hal alır. Su sayesinde rahatça açılan vajina ağzında yırtılmalar engellenmiş olur. Doğum sırasında oluşan bu yırtıklar doğumun ardından anneye ağrı ve acı verdiği için suda doğumu tercih etmek daha rahat ve sağlıklı kabul ediliyor.

Suda doğum yalnıza anne için değil bebek için de oldukça faydalıdır. Bildiğiniz gibi bebek doğacağı ana kadar anne karnında su içindedir. Doğum sırasında tekrar su dolu bir ortama gelmesi, bebeği rahatlatacak, ağlamalarını azaltacaktır.

Suda Doğumun Riskleri Var Mıdır?

Sağladığı kolaylıkların yanı sıra riskleri de yok değil. Diğer doğum türlerinde yaşanacak tüm riskler bu yöntem için de geçerlidir. Doğum şeklimize her ne kadar kendimiz karar versek bile olası bir komplikasyon nedeniyle isteğimiz dışı bir doğum şekliyle karşılaşmamız gerekebilir. Suda doğum için annenin isteğinden çok hamileliğinin seyri de oldukça önemlidir. Bu yüzden bir hekime danışılmalıdır.

 

 Suda Doğuma Engel Olabilecek Faktörler

Suda doğuma engel olabilecek en büyük nedenler, annenin genital bölgesinde yara ya da mantar gibi faktörlerin bulunmasıdır. İkiz ya da üçüz bebek sahibi olacak annelere de bu yöntem ne yazık ki önerilmiyor. Bu yöntem, anne adaylarına genellikle ilk değil iki ya da üçüncü doğumlarında öneriliyor. İlk doğum tüm anne adayları için zordur. Vajina istenilen ölçüde açılmayabilir, stres ve heyecana bağlı olarak kasılmalar önlenemeyebilir. Bu gibi durumlar yaşanacağı için suda doğum ilk doğum için önerilmez. Anne ile birlikte bebeğin de anne karnındaki durumu, bu doğum şekli için önemlidir. Ağırlığı 4 kilodan fazla olan bebekler için de bu yöntem uygulanmamaktadır.

 

Suda doğum kesinlikle uzman kişilerin gözetiminde yapılmalıdır. Hijyen bu aşamada oldukça önemlidir. Su sıcaklığı doğum boyunca 37 derecenin altına düşmemelidir. Bu doğum şeklinde suni sancı verilmediği için anneye büyük bir iş düşer. Annenin tansiyonu ve bebeğin kalp atışı doğum sonuna kadar büyük bir hassaslıkla takip edilmelidir. Doğum gerçekleştiğin de anne ve bebek sudan çıkarılır. Annenin kanamasının ne derecede olduğu kontrol edilmelidir.

Doğum her ne kadar zor bir süreç olsa da suda doğum anne adaylarına doğum süresinin kısalması gibi faydalar da sağlar. Su, rahmin kan akışını arttıracaktır. Böylece bebeğe giden oksijen miktarı da artar. Ebeveynlerin en büyük korkusu bebeğin boğulma riskidir. Ancak unutulan bir ayrıntı vardır, bebek doğuma kadar içi sıvı dolu olan anne karnında gelişimini sürdürmektedir. Bebeğin ciğerleri ve diğer tüm organları suya alışıktır. Ağrısız ve rahat bir doğum isteyen tüm anneler bu doğum şeklini göz önünde bulundurabilirler.

 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir