Hamilelik

Doğurganlığı Etkileyen 18 Faktör

Doğurganlık sorunları genetik, çevresel ve kalıtımsal faktörler gibi birçok nedene bağlı olarak yaşanan kısırlık sorunları ile beraber ortaya çıkarmaktadır. Doğurganlığı etkileyen faktörlerin teşhis edilmesi ile uygulanan tedavi yöntemleri sayesinde doğurganlık sansı artırılabilmektedir. Doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri olan faktörler aşağıdaki gibi olmaktadır:

Kadının yaşı

Kadınların doğurganlık üzerindeki en etken faktör, yaştır. İlerleyen yaş ile beraber yumurta rezervlerinin azalması durumunda doğurganlık şansı düşmektedir. Bu nedenle 35 yaş ve üzerindeki kadınların çocuk sahibi olabilmesi için uzman bir doktor desteği alması gerekir.

Yumurta sayısı

Her kadın 2 milyon yumurtaya sahip olarak dünyaya gelir. Vücut sistematik olarak bu iki yumurtalıkta bulunan yumurta hücrelerinin 1000 tanesinde hücre ölümü gerçekleştirir. Üreme çağından sonra gerçekleştirilen bu uygulama, kişinin sigara ve alkol kullanmasına ya da kemoterapi tedavisi görmüş olmasına bağlı olarak bu hücre ölümü zamanının daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. Bu nedenle doğurganlık için başarı şansı düşmektedir.

Adet düzensizliği

Kadınların doğurganlığı adet kanamaları ile gerçekleşir. Düzenli bir adet döngüsüne sahip olamayan kadınlarda yumurtlama problemleri ve bazı hastalıklar söz konusu olabilir. Bu nedenle doğurganlık etkilenmektedir.

Fallop tüpleri

Sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilmesi ve gebeliği başlatabilmesi için, ilk önce yumurtalara ulaşabilmesi gerekir. Eğer kadının fallop tüplerinin tıkalı ise, sperm ve yumurta hücresinin bir araya gelmesi söz konusu olamayacaktır. Çiftler 6 ay içerisinde gebelik elde edememesi kontrol edilmesi gereken bir durumdur. Kısırlık tedavilerindeki hastaların yaklaşık %10’nunda tüplerin tıkalı olması nedeni ile doğurganlığın sağlanamadığı tespit edilmiştir. Bu soruna cinsel yolla bulaşan çeşitli hastalıkların yol açtığı belirtilmiştir.

Stres

İnsanların fiziksel ve psikolojik sorunlarının altında genellikle stres faktörü yatmaktadır. Bu nedenle aşırı strese maruz kalan kadınların yumurtlama sorunları yaşadığı tespit edilmiştir.

Sperm sayısı, şekli ve hareketliliği

Doğurganlığın sağlanabilmesi için başlıca etkenler sağlıklı sperm ve yumurta hücresinden geçmektedir. Erkeğin yumurtayı dölleyebilecek yeterli sayıda ve kalite sperm hücrelerine sahip olması halinde gebelik elde edilmektedir. Semen analizi ile erkeğe ait sperm hücreleri hakkında gereken bilgi alınabilir.

Diyet programları doğurganlığı etkileyebiliyor

Kadınların kilo vermek amacı ile yaptıkları düşük kalorili beslenme programları, vücudun ihtiyacı olan besinlerin sağlaması nedeni ile hormonal dengeyi bozarak, doğurganlık sürecini olumsuz etkiliyor. Özellikle vücudu ihtiyaçlarından mahrum bırakmayan sebze ve meyve ağırlıklı beslenme programı faydalı olacaktır.

D vitamini eksikliği

D vitamini eksikliği gebelik şansını azaltan faktörler arasında yer alır. D vitamininin en zengin kaynağı güneş ışınlarıdır. Bu nedenle gün içerisinde en fazla 20 dakika boyunca kol ve bacak kemiklerinizi beslemeniz gerekir.

Yaşam tarzı

Günümüzde değişen yaşam şartları nedeni ile insan vücudu zararlı bileşenlere maruz kalıyor. Çalışma ortamının, çevresel faktörlerin ve tüketilen besinler doğurganlık üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Yapılan araştırmalarda gebelik kayıplarının ve sakat bebek doğumlarının bu doğrultuda yaşandığı kanıtlanmıştır.

Anne ve baba adaylarının Pestisit (tarım zehri) ve solventlere (temizlik malzemeleri, yağ çözücü maddeler, boya, boya çıkarıcılar, yapıştırıcılar ve kozmetik ürünler gibi) maruz kalınması halinde üreme sistemi etkilenerek, sperm sayısını da % 40 civarında azaltmaktadır. Yüksek ısı altında çalışan erkeklerde de sperm sayısının ve kalitesinin azaldığı kanıtlanmıştır. Ayrıca sigara, alkol, kafeinli içecekler ve hazır gıdalar doğurganlığı etkilediği için çiftlerin bu etkenlerden uzak durması önerilmektedir.

Ağız sağlığı

Yapılan araştırmalarda diş eti kanamasının ve enflamasyonun doğurganlık üzerinde etkisi var. Ağız konumu bakımında önemli bir yere sahipken gerekli bakımın yapılmaması halinde diş hastalıkları ortaya çıkabilmektedir. Zararlı bileşenler tüm vücuda yayılarak anatomik yapıyı ve üreme sistemini etkiliyor. Bu nedenle her bireyin ağız sağlığına dikkat etmesi ve 6 ayda bir diş kontrollerini yaptırması gerekir.

Tiroit

Metabolizmanın kusursuz işleyişinin altında tabii ki hormonlar yer alıyor. Hormon değerlerinin bazı nedenlerden dolayı azalması sonucunda birçok hastalık ortaya çıkabilmektedir. Özellikle tiroit hormonu doğurganlık üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Uzmanların yapmış olduğu açıklamalara göre, tiroit salınımlarının düzensizliği kısırlığa yol açabilmektedir. Bunun nedeni ise, hormonal değerlerin değişime uğraması ve kadının yumurtlama döngüsünü etkilemesidir. Tiroit hastalıkları belirli tedavi yöntemleri sayesinde giderilebilmektedir.

Kullanılan ilaçlar

Kişilerin bazı sağlık sorunları nedeni ile düzenli olarak kullanmak zorunda kaldıkları bazı ilaçlar doğurganlığı etkilemektedir. Özellikler antidepresan gibi sakinleştirici ilaçlar, vücudun daha fazla prolaktin üretmesine neden olarak, üreme sistemini etkilemektedir. Prolaktin hormonu yumurtlamayı engeller. Bu nedenle hamilelik isteğiniz doğrultusunda bu konuda doktorunuza danışmanız önerilir.

Rahimde yer alan mukus

Rahim tarafında üreme sistemini destekleyen sıvı salınımı gerçekleşir. Bu sıvı cinsel ilişki için uygun ortamı sağlarken, sperm hücrelerinin sağlıklı bir şekilde yumurtaya ulaşması için koruma görevini üstlenir. Fakat rahimde meydana gelen bazı anormal durumlarda bu sıvı artabilir. Mukusun yoğun olması kısırlık sorunlarına yol açmaktadır. Özellikle sigara kullanan kadınlarda bu durum ortaya çıkarken, aşılama gibi yardımcı üreme yöntemleri sayesinde gebelik elde edilebiliyor.

Rahim içi kistler

Her kisttik oluşum kısırlık nedenini oluşturmaz. Ancak gebeliğin oluşacağı bölgede meydana gelen kitleler kötü huylu hücre davranışı sergileyerek gelişir ise, ciddi sağlık sorunlarının yanında kısırlık nedenleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tümör ve polip gibi kitleler, yapılan cerrahi operasyonlar sayesinde çıkartılabilmektedir.

Folik asit

Folik asit gebelikte ve gebelik sürecindeki bebeğin sağlıklı gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Folik asidin içeriğindeki B vitamini kompleksi kırmızı kan hücrelerinin üretiminde kullanılmaktadır. Özellikle uzmanlar anne adaylarının sağlıklı gebeliğini destelemesi açısından günde 400 mikrogram folik asit alınmasını önermektedir. Ayrıca doğal olarak ay çekirdeği, ıspanak, yumurta, makarna ve mısır gevreği gibi besin maddelerinden de folik asit ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Fitalatlar

Yapılan araştırmalara göre plastik ve bazı kozmetik ürünlerinde kullanılan sentetik kimyasallar, kadınların doğurganlık özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca erkeklerin üreme sisteminde de olumsuz etkilere sahip olduğu kanıtlanmıştır. Yardımcı üreme yöntemine başvuran kadınların vücudunda yer alan fitalatlar nedeni ile başarısız oldukları açıklanmıştır.

Sigara ve alkol

Sigara içeriğinde bulundurduğu 4 bin zehirli maddesi ile insan sağlığını ciddi oranda etkilemektedir. Yapılan araştırmalara göre kadın ve erkeğe ait üreme fonksiyonları üzerindeki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sigaranın içindeki nikotin maddesi yumurta rezervlerini etkisiz hale getirerek doğurganlık şansını azaltmaktadır. Aynı şekilde alkol tüketiminin de üreme için gerekli olan fonksiyonelliği etkilemesi ve sperm kalitesini düşürmesi nedeni ile kısırlık nedenleri arasında yer alır.

Genital enfeksiyonlar

Genital enfeksiyonlar üreme sistemini deforme edebilmektedir. Özellikle kadına ait üreme organlarında anomalilere yol açarak tüplerin tıkanmasına ve rahim içi yapışıklara neden olmaktadır. Gebeliğin oluşum sergileyeceği bölgenin sağlıksız şartları nedeni ile doğurganlık söz konusu olamaz.

Daha Fazla Göster

Annegram.com

Annelerin,anne bebek hakkındar herşeyi bulabileceği lider anne bebek plartfomu annegram.com.

İlgini Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu