Bebeklerin Beslenmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir bebeğin gelişimi için en önemli besin, anne sütüdür. Şüphesiz ki yararları tartışılamaz, çünkü anne sütü bebeğin ilk doğduğu andan itibaren ihtiyaç duyduğu tüm besinleri, vitaminleri ve mineralleri bünyesinde barındırır.  Aydan aya bebeğin büyümesiyle beraber değerleri değişen anne sütü, şuana kadar benzeri yapılamayan mucizevi bir besin kaynağıdır.

Anne sütü bebekler için sağlıklı bir besin kaynağı olmakla birlikte aynı zamanda anne ile bebek arasında güçlü ve karşı konulamaz bir bağın oluşmasına da yardımcı olur. Hem bebek hem de anne için fiziksel ve ruhsal bir gelişmede etkin rol oynayan sütün oksitosin hormonunun salgılanmasında da aracı olduğu ve bu hormonun mutluluk hormonu olarak bilindiği bir gerçektir. Böylelikle hem bebeğin gelişmesine ve beslenmesine katkı sağlarken hem de anneler açısından önem arz etmektedir.

    Anne sütü bazı durumlarda bebeğin ihtiyaç duyduğu miktardan daha fazla veya daha az gelebilir. Bu gibi sık karşılaşılan durumlarda fazla süt gerekli aparatlar ile sağılır. Sağılan süt özel kaplarda veya süt saklama poşetlerinde oda sıcaklığında 3 saate kadar, buzdolabında ise 3 gün kadar 2-5 derece arasında saklanabilir. Saklanan süt değerlerini korumak amacıyla kaynatılmaz, oda sıcaklığında beklettikten sonra bebeğe verilir. Az geldiği durumlarda ise bebek mamalarından yararlanılabilir. Yalnız bebeğin gelişimi ve ihtiyaçları doğrultusunda doğru bebek maması tercihi yapmak annelere düşen en önemli görevler arasındadır.

    BEBEK MAMASI ve ZARARLARI:

Bebek mamaları anne sütünün yetersiz geldiği durumlarda bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için verilen ek gıdadır. Yeterli geldiği durumlarda ilk 4-6 ay boyunca verilmesi tavsiye edilmez. Çünkü bebeğin ilk 6 aylık gereksinimi karşılayacak mineraller, vitaminler vb. sütün içerisinde mevcuttur.

Ne kadar anne sütüne yakın olarak üretilmeye çalışılsa da, oran olarak bu sütün çok altında kalan bebek mamaları ne yazık ki bebeklerimizin sağlığını önemli ölçüde tehdit ediyor.  İçerdiği ağır metaller nedeniyle bebekler de kalıcı hasarlar bırakıyor. Ayrıca şeker ve tatlandırıcı ile tatlandırılan hazır bebek mamaları bebeğin damak zevkine etki ediyor. Bu kadar tatlı bir gıdaya alışan bebek, ek gıdaya geçildiğinde diğer tatları reddediyor ve et, balık, yoğurt ve ıspanak gibi büyümesine yardımcı olabilecek birçok gıdayı yememeyi tercih ediyor.  Bu durumda bebeğinin iştahsız olduğunu düşünen anneler maalesef iştah açıcı kimyasal ilaçlara başvuruyor. Bu olay bir annenin bebeğinin yemek haritasını ne kadar da etkileyebileceğini gözler önüne seriyor.

Çalışan annelerde daha sık rastlanan emzirememe durumu anneleri kolay kaçış yolları aramaya sevk ediyor. Sanırım bu durumda annelerin en önemli kurtarıcısı ;inek sütü. İlk 4 ay için kesinlikle önerilmeyen inek sütü içerik bakımından bebeğin bünyesine ağır gelmektedir. Hatta bebeğin sindirim sisteminin bozulmasına yol açarak kabızlığına neden olur. Ama anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda, kullanılması kaçınılmaz olan inek sütü %50 oranında sulandırılarak ve içine şeker katılmaksızın bebeğe ek gıda olarak verilebilir. Buna istinaden sindirimi daha kolay olduğu düşünülen keçi sütü veya soya sütü de tercihler arasındadır.

Bebek maması ile beslemeyi ısrarla tercih eden anneler, ilk 4 ay sadece bebek maması vermeli ve 4 ay sonrasında azaltarak ek gıdalara geçmelidir.

EK GIDAYA GEÇİŞ

Ek gıdalara geçilirken, öncelikle meyve ve sebzelere ağırlık  verilmelidir. Elma, şeftali gibi lifli meyveler ile patates, havuç                                                              ve kabak gibi vitamini bol sebzelerin püresi ve gerekirse suyu kullanılabilir. Bebek bu gıdaları almayı reddetmezse doğal kompleks sebze çorbaları hazırlanabilir. Yalnız bebeğin bünyesini göz önüne alarak yetişkin gibi yemesini beklememeliyiz. Ayrıca sebze çorbaları hazırlanırken her türlü kimyasal sayılabilecek hazır gıdadan kaçınmalıyız.

SONUÇ OLARAK;

Reklam ve tanıtımlarda değerlerden çok görselliğe önem veren markaları satın alan anneleri okuyup bilinçli olmak konusunda uyarıyorum. Teknoloji ile bu kadar yakın yaşarken ne aldığınızı ve dolayısıyla bebeğinize ne yedirdiğinizi bilmeden tüketici olmak, maalesef bebeklerinize yarardan çok zarar verir.  Onun için hazırladığınız her öğün bebeğinize fiziksel ve ruhsal olarak katkı sağlamalı, büyümesine ve sağlıklı bir şekilde gelişmesine yardımcı olmalıdır.

Canımızdan bile çok sevip koruduğumuz bebeklerimizi, her öğünde sağlıkla yetiştirelim.

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir